CPM, reklamın 1.000 kez gösterilmesinin maliyetidir; CPC ise tek bir tıklamanın maliyetidir. CPM görünürlüğün, CPC ilginin fiyatıdır — ikisi birlikte reklam bütçesinin verimini gösterir.
Reklam platformları açık artırmayla çalışır: aynı kitleye reklam vermek isteyen herkes yarışır, fiyat da buna göre oluşur. Bu yüzden CPM/CPC sabit değildir — sektöre, mevsime, kitleye ve kreatif kalitesine göre sürekli değişir.
Formüller
Aralarındaki köprü: CPC = CPM ÷ (10 × CTR). CTR ikiye katlanırsa CPC yarıya iner.
Nasıl yorumlanır?
Mutlak "iyi CPM" rakamı vermek yanıltıcıdır; Türkiye'de bile sektörler arasında kat kat fark vardır. Doğru okuma kendi trendinizle kıyastır: CPM'iniz sabitken CPC yükseliyorsa kreatif zayıflamıştır (CTR düşüyor); CPM'in kendisi yükseliyorsa rekabet artmış veya kitle daralmıştır. Yıl sonu ve kampanya dönemlerinde (Kasım ayı gibi) CPM'in herkes için yükselmesi normaldir.
Ucuz tık tuzağı
En düşük CPC her zaman en iyi sonuç değildir: geniş ve alakasız kitle ucuz tık üretir ama satış getirmez. Ölçülmesi gereken tıkın fiyatı değil, dönüşümün maliyetidir (CPA). 2 TL'lik tıkla %0,5 dönüşen kampanya, 5 TL'lik tıkla %3 dönüşenden pahalıdır.
Karnende nerede?
Reklam & Ajans denetiminde bütçe kırılımı incelenirken CPM/CPC trendlerine ve raporun bu maliyetleri sonuç metrikleriyle ilişkilendirip ilişkilendirmediğine bakılır.
Sık sorulanlar
CPC'yi düşürmenin en hızlı yolu nedir?
CTR'ı yükseltmek. Açık artırmada platformlar ilgi gören reklamı ödüllendirir: daha alakalı kreatif ve daha isabetli kitle, aynı bütçeyle daha çok tık demektir.
Ajansım sadece 'tık başı maliyet düştü' diyor, yeterli mi?
Hayır. Ucuz tık kalitesiz kitleden de gelebilir. Rapordan CPA (dönüşüm başına maliyet) ve dönüşüm sayısını isteyin; bütçenin gerçek karşılığı orada görünür.
